...

Ku-Ba-Ba Blog'taki yazılar ve album tanıtımları Motet & Sudaay tarafından hazırlanmaktadır-Müzik dünyasında belli bir değer yaratmış isimlerin tanıtılması amacıyla hazırlanmış bir blogtur..

31 Ağustos 2009 Pazartesi

.:Jimmie Rodgers-Collection:.



All Around The Water Tank
Bimbombay
Blue Yodel No-8
Blue Yodel No-9
Blue Yodel-1
Blue Yodel-1Vol
Blue Yodel-6
Blue Yodel-8
Blue Yodel-10
Border Radio
California Blues
Child of Clay
English Country Garden
For The Sake Of Days Gone By
Honeycomb-1957
I'm Lonesome Too
In The Jailhouse Now-No-II
In the Jailhouse Now
Jimmie The Kid-Unissued
Jimmie The Kid
Jimmie's Mean Mama Blues
Kisses Sweeter Than Wine
Let Me Be Your Side Track-Unissued
Let Me Be Your Side Track
Midnight Moonlight
My Carolina Sunshine Girl
My Rough And Rowdy Ways
Old Dogs
Pistol Packing Papa
Secretly
T.B.Blues
The Mystery Of Number Five
The One Rose
The Singing Brakeman
The Singing Brakeman2
The Wonderful Cit
The Wonderful City
Travelling Blues-Unissued
Travelling Blues
Visits the Carter Family
Waiting For A Train
Why There's A Tear In My Eye
Wreck Of The Sloop John B
Yodeling Cowboy Song
You and my Old Guitar


albüm bilgisi

1897 Meridian Mississipi doğumlu

Amerika'da, dini içerikli müziğin yanı sıra halkın ağızdan aktarım yöntemi ile günümüze kadar uzanıp gelen bir folk müzik kültürü vardır. En eski folk şarkıları ya solo olarak ya da bir topluluk ile söylenmiştir. Bu folk şarkılarına eşlik etmek üzere keman, banjo ve gitarın girmesi ile ilk pop müzik türlerinin temelleri atılmış olur. Amerika'nın ilk pop müzik yıldızı Jimmie Rodgers'dir. (bizdeki anlamıyla değil tabi)

Rodgers, country ve boogie-blues harmanlaması yaparak; hillbilly, folk ve blues'dan aldığı sözleri birleştirerek country müziğin başlıca dayanağı halini almıştır. "Rodgers, blues'u ödünç alan değil de siyahlardan aşıran ilk beyaz adam ve böylece country müziğin dominant modu haline gelenlerin sentezini yapan sanatçı olarak düşünülebilir.

"Honeycomb" parçası 1957 yılında Bilboard listelerinde 1 numaraya çıkmış.. benim favorilerim ise Blue Yodel serisindeki parçalar, özellikle Blue Yodel -1..

Bir zamanlar "Heidi" diye bir çizgi film vardı.. Jenerik parçasında gırtlağını garip bir şekilde titreterek bir şarkı dinliyordunuz. Bu ses sizi Alp dağlarına götürüyordu sanki , parça sizi birazdan izleyeceğiniz hikayeye hazırlıyor gibiydi de aynı zamanda..İşte Blue Yodel'leri dinlerken çoktandır unuttuğum eski bir dostu hatırlar gibi çok sevindim, sahi Alp dağlarına gitmeyeli ne çok olmuş...:)


.:Laura Conti-Ombra Gaia-A I'arbat Del Sol:.




01 Cassin-a Sola
02 Bon-a seira - Vijoire-Rigordon
03 La Saneta
04 Titau-Tre soldà-Quarenta ed Culoto
05 La Ville de Turin
06 Baica 'n Po'
07 Bela Bargirola
08 Lo Re Luis - Mazurca dao Pien d'Alas
09 Trop Pensé - Storia cita
10 O mamma mia
11 Sposa 'd magg -La Franseisa
12 Mi Von Via La Seira

Laura Conti: voice, percussion
Simone Comiotto: cello
Rinaldo Doro: hurdy-gurdy, melodeon, keyboards, mandocello, percussion
Simone Boglia: piffero, cornamusa, flutes, crumhorn, clarinet, percussion
Carla Forneris: flute


albüm bilgisi


İtalyanın yarı özerkliğini kazanmış, kendini pek te İtalyan yerine koymayan Piedmont bölgesinden gerçekten çok hoş bir folk'tur. Bazı yerlerde "Troubadour" olarak nitelendirilse de bu gurup için tam olarak o gezgin ortaçağ sanatçıları diyemeyiz. Kesinlikle coğrafi bölge olarak Fransa'ya çok yakın olması nedeniyle bir parça o etkiyi veren melodiler var. Ancak İtalyanın bu bölgesi folklorik olarak gerçekten İtalya'ya pek benzeyen bir özellik göstermiyor. Oldukça farklı bir folk yapısı var bu bölgenin. Doğal olarak müzikleri de bu etkiyi yansıtıyor.

Tarihte çok önemli yer tutan "Troubadourlar" aslında daha çok şiirle duygu ve düşüncelerini dile getirip araya müzik katarlardı. Onların bazı özelliklerinden esinlenmişler diyelim daha doğru olacak o zaman.

*Troubadour: gezgin ortaçağ şarkıcıları. fransa'nın güneyinde, provence bölgesinden kaynaklanan, 11. yy. sonu ile 13. yy. sonu arasında yaygınlaşan, bu 200 yıllık süre boyunca kendine özgü dilde* başka şairlerin ya da kendi yazdıkları dindışı, çoğunlukla aşk konulu lirik şiirleri jonglör denilen yardımcılarıyla çevreyi gezerek seslendiren saz şairleri.

web sayfaları




30 Ağustos 2009 Pazar

.:The Moody Blues-Question of Balance:.



1. Question
2. How Is It (We Are Here)
3. And The Tide Rushes In
4. Don't You Feel Small
5. Tortoise And The Hare
6. It's Up To You
7. Minstrel's Song
8. Dawning Is The Day
9. Melancholy Man
10. The Balance
11. Mike's Number One
12. Question (Alternate Version)
13. Minstrel's Song (Original Mix)
14. It's Up To You (Original Mix)
15. Don't You Feel Small (Original Mix)
16. Dawning Is The Day (Full Original Mix)




albüm bilgisi

The Moody Blues 1964 yılında Michael Pinder ve Ray Thomas tarafından Birmingham'da kurulmuş İngiliz rock grubudur. Daha sonraları aralarına Greame Edge, John Lodge ve Justin Hayward katılacak rock çizgisini progressive rock tarzına doğru kaydıracaktır.

Kurulduğu yıllarda henüz dünyaya anlamsız bir şekilde bakan bebekken bu grupla tanışmam bir gazete ilanıyla olacaktı.

Müzik denildiğinde hatırladığım ilk kişilerden bir tanesi olan babam evimize yeni yeni evlerde kullanılmaya başlayan kasetçalarlı teyplerden bir tanesini almayı ihmal etmedi tabii bir müziksever olarak.

Eve gelen teypte minicik bir kaset vardı ve çok ilgimizi çekmişti doğal olarak. Sonra müzik dinleyebilmek için kasete ihtiyaç duyduğumuzdan hiç beklemediğimiz bir anda gazetede bir ilan gördük abimle...

Beş tane sanatçıdan oluşmuş kasetler şu fiyata, kabıyla birlikte evinize teslim edilir.... şeklinde bir yazıydı. Listedeki bazı sanatçıları tanıyorduk ama tanımadıklarımızda vardı. The Moody Blues da bunlardan bir tanesiydi.

Büyük bir cesaretle bu gazete ilanına cevap verdik ve bir süre sonra mavi bir kabın içinde beş kasetlik müzik kasetleri evimize geldi.

O anı hala hatırlarım. İlk bilmediğimiz The Moody Blues'la başladık. Hiç konuşmadan dinliyorduk abimle. Kaset bitince sözleşmiş gibi "bir daha" dedik ve kaseti başa sarıp bir daha dinledik. Sanki ilk dinlediğimizden farklıydı.

Her ikimizinde öylesine çok hoşuna gitmişti ki günlerce The Moody Blues yankılandı evimizde. Gerçekten her dinleyişte farklı bir yanı keşfediyorduk ve inanın Moody Blues'un böyle bir özelliği vardır.

Tabikii daha sonraları diğer kasetlerini elde etme çabalarına giriştik. Diğer kasetlerini dinlerken şaşırıyorduk.

Bu benim bildiğim müzik!!!!

Suzan Avcı, karşısındaki erkeği baştan çıkartmak için sitriptiz yapıyor arkada bir fon müziği... Aaaa Moody Blues'muş/ Nights In White Satin'miş bu parçanın adı:)

Ediz Hun sevdiği kadının bir hayat kadını olduğunu öğreniyor darmadağın oluyor gözü yaşlı bir şekilde kendini meyhanelere vuruyor, içiyor sarhoş oluyor, sokaklara atıyor kendini arkada bir fon müziği.....Aaaaa bu da Moody Blues'muş/melancholy man

Yıllarca en sevdiğim müzik gruplarından bir tanesi olmayı hep sürdürdü.

Bir çok anlamda rock tarihinde ilke imza atan gurup, progresif rock türünün kurucularındandır. Rock müzikte hemen hemen her türlü yenilikçi şekilleri müziklerinde kullanan Moody Blues, yan flüt gibi naif bir çalgıyı rockta kullanan ilk guruptur. Aynı zamanda rock eserlerini senfonik orkestrayla da birlikte seslendirmede bir öncülük yapacaklardır.

The Moody Blues bana göre de özellikle Mike Pinder'ın guruptan ayrılmasından sonra kabuk değiştirmiştir.

Benim Moody Blues hayranlığım Oktave albümüyle son bulmuştur diyebilirim. Kesinlikle kötü değildir ondan sonrada gelenler. Ancak dediğim gibi tarzdan epeyce uzaklaşarak hafif bir pop'a kayma olmadı değil.

Ancak buna rağmen, bu ilerleyen yaşlarına rağmen hala Moody Blues adını kirletmeden müzik hayatlarına devam etmeleride takdir edilmelidir diye düşünüyorum.
diğer albümlerinden


-Long Distance Voyager
-Octave
-On The Threshold of A Dream
-Days of Fature Passed



web sayfaları

Hala varlığını sürdüren bu grupla ilgili olarak
detaylı bilgiye web sayfasından ulaşabilirsiniz;

Benim adamım burada Mike Pinder'dır ve
onun web adresini de vermeden olmaz diyorum;

.:Shovket Elekberova Mahnıları:.





-A Ceyran
-Adını Ellere Yaydın
-Ah Niye Gelmeden Harda Galdın
-Alagöz
-Aldatmayaq Bir-Birimizi
-Ana Laylası
-Ana
-Anam Yadima Düstü
-Anamin Laylasi
-Aparmağa Gelmişik
-Araz Üstü Seherim
-Arazim
-Arzular
-Axsam Mahnisi
-Ay Gız Ay Gız Amandır
-Ay Qara Qiz
-Ay Qiz
-Ayrılma Menden
-Azerbaijan
-Ağ Xalatli Hekimler
-Ağ Çiceyim
-Ağlaya Ağlaya
-Baharda Benfışana
-Baki Geceleri
-Bayram Shamlari
-Bir Kenül Sindirmisham-II
-Bir Kenül Sindirmisham
-Bir Konul Verdim
-Bir Xumar Baxishla
-Bu Dünya
-Bülbüller Oxur
-Ceyranim Gel
-Daglar
-Dalgalar
-Dedi Telesme
-Deli Ceyran
-Dereler
-Dereler2
-Dilkesh Tesnifi
-Durnalar
-Ey Dan Ulduzu
-Gadan Alım
-Gara Gözün Aldı Canım
-Geceler
-Gel Bize Yar
-Gel Seherim
-Geldi Xos Bahar
-Gelmedi
-Gelmedin
-Getme Amandi
-Gozum Dushdu
-Gozune Qurban
-Gullu
-Gurban Adına
-Gül Mene
-Hardasan
-Kesme Shikeste
-Kesme Sikeste
-Küsüp Menden
-LirikMahni
-Mehebbet
-Meni Candan Usandırdı
-Neycun Gelmedin
-Oxu Tar
-Qadan Alim
-Qara Göz
-Qarabag
-Qelbimde Qaldin
-Qemqin Mahni
-Sari Koynek
-Sarı Bülbül
-Segah Tesnifleri
-Sen Menim Men Senin
-Senden Danishdi
-Sene Birce Sozum Var
-Seni Seven Baxislar
-Senin Ucun
-Senin Vuqarin Menem
-Sensen Ureyim
-Sevdigim Gız
-Sevmemek Olmaz
-Shebu Hicran
-Soyudler
-Tekce Umid Qalsin
-Tez Gel
-Tohfe
-Toy Olacaq
-Uzun Menden Niye Dondu
-Vaxt Var Idi
-Vağzalı Çalır
-Yasha Konul
-Yaylığım
-Yene O Bag Olaydi
-Çay Mahnısı-Gelsin Yemekten Gabag
-Ülker Gözlüm
-Üreyim Mahni Kimin
-İlk Eşqim
-Şeki


sanatçı hakkında


20 Ekim 1922'de Bakü'de doğmuş ve 50 yıllık müzik yaşamından sonra 7 Şubat1993'te ölmüştür. İlk olarak H.Sarabskin Müzik Okulunda okumuş 1938-1945 yılları arasında Devlet Mahnı ve Raks Ensemble'nın solisti, 1945 yılından sonra da Azerbaycan Devlet Filarmoni'nin solistliğini yapmıştır. Sesi konusunda söylenebilecek çok şey vardır: ilk göze çarpanlar: içli; kolayca hislerine kapılan; coşkun; heyecanlı; müteessir edici; dokunaklı diye sayabiliriz. Ayrıca yüksek vokal gücü ve doğaçlama yeteneğinin olması onu ayrı bir yere koyar.

Azerice söylersek; "Azərbaycan vokal məktəbinin şanlı yetirmələrinin en başta gelen" bu kadının sesi nedense bana çok dokunuyor, azeri olarak tek bir sanatçı seçeceksin deseler sanırım Elekberovayı seçerdim.. (siz aynı tadı bulamayabilirsiniz-bu başlık benim için zaten:)
sanırım bütün parçalarını biraraya toplayabildim, bazılarının ses kaliteleri kötü, bozuk olanları bile var, ama yaşadığı dönem ve imkanları göz önüne alınırsa bu kusurları göz ardı edebiliriz..

senfonik azeri severler için..


"men onu dan ulduzu,
nazlı şafaq sanardım.
kime inanmasam da,
bir ona inanardım.

ah qabahatim böyükdür,
ay eller dünen axşam, dünen axşam çağı.
billur kimi bir ürek,
bir könül sındırmışam

o bir qaranquş kimi,
qelbimde yuva qurdu.
acı dilim qurusun,
dilim uçurdu onu.

ah qabahatim böyükdür,
ay eller dünen axşam, dünen axşam çağı.
billur kimi bir ürek,
bir könül sındırmışam.."

çevirmeye çalıştım..


"ben onu nazlı bir seher yıldızı sanırdım
hiçkimseye değil bir ona inanırdım
suçum büyük, dün akşam biterken
billur gibi bir yüreği kırdım

o bir kırlangıç gibi kalbime yuva kurmuşken
acı bir sözüm uçurdu onu.."


29 Ağustos 2009 Cumartesi

.:Ólafur Arnalds-Found Songs:.




zaman listesi:

Gün 1- Erla's Waltz
Gün 2- Raein
Gün 3- Romance
Gün 4- Allt Varğ Hljótt
Gün5 - Lost Song
Gün 6- Faun
Gün 7- Ljósid


albüm bilgisi


Ólafur Arnalds İzlanda’dan çıkan yeteneklerden biri. Found Songs projesi kapsamında her gün için bir şarkı yazacak ve şarkıları da aynı gün yayınlayacaktı

Zaman çizgisinin 15 Nisan 2009 adını verdiğimiz noktasında başlayan proje, Ólafur Arnalds'ın 7 gün/ 168 saat/ 10080 dakika /604800 saniye boyunca yaşadıklarını yansıtacaktı bize.

Zamanın mp3 formatına sıkıştırıldığı bu projeden böyle bir albüm çıktı ve Ólafur'un her saniyesi, o saniyeler içindeki saadeti ya da hüznü, gün içinde ne yaşadığı ya da ne düşündüğü bize ulaşmış oldu.

benim ruh halime uyan şarkı 7.cisi oldu, yaşadığı coğrafyadaki havaların soğuk ve puslu oluşu nedeniyle oluyor sanırım bu şarkıların içimize bu kadar dokunması/ işlemesi..
ilk şarkıya pazartesi günü başladığına göre
7. şarkı Pazar gününe karşılık geliyor..
uykucu bilinen ben için tam isabet:)

diğer albümü

-Ólafur Arnalds-Eulogy for Evolution

notlar


Ólafur Arnalds yakın zamanda, Twitter hesabından her gün 1 parça yayınlayarak, 1 hafta sonunda dedi ki

Buyrun, bunların hepsi sizin için. İndirin, dinleyin, sevin ve gönlünüzden koparsa; bu parçaları dinlerken güzel güzel fotoğraflar çekin

Takipçileri önce parçaları kapıştılar, sonra da birer birer fotoğraflarını yüklediler Flickr‘a. Pek güzel bir birikim oluşuverdi.

Müzik ile fotoğraf pek birleşmemiştir, daha ziyade video ile sevişirler ama Ólafur Arnalds sayesinde insanlar müziklerin arkasına fotoğraflarını serdiler. Yüklenen fotoğraflara şuradan ulaşabilirsiniz.


27 Ağustos 2009 Perşembe

.:Beth Orton-2006-Comfort Of Strangers:.




1. Worms
2. Countenance
3. Heartland Truckstop
4. Rectify
5. Comfort Of Strangers
6. Shadow Of A Doubt
7. Conceived
8. Absinthe
9. A Place Aside
10. Safe In Your Arms
11. Shopping Trolley
12. Feral Children
13. Heart Of Soul
14. Pieces Of Sky


albüm bilgisi

Elizabeth Caroline Orton 1970 doğumlu
İngiliz sanatçı.

Bazen insanın sadece gitar sesini
özlediği anlar olur-Beth Orton tam bu anlar içindir
iddiasız, içten, sakin, huzurlu, hüzünlü..
biraz Nora Jones'u andıran bir sesiyle
sizi sarabilir.

Sinemaya da bulaşmış 3 tane filmde rol almıştır..
boyu 1.80 den az olan kişiler boşuna hayal kurmasın:)

diğer albümleri

-1993-SuperPinkyMandy
-1996-Trailer Park
-1999-Retrospective
-1999-Central Reservation
-2002-Daybreaker
-2003-The Other Side of Daybreak
-2003-Pass In Time
-2005-X2
-2006-Comfort of Strangers
-2009-Trailer Park Legacy Edition
-2012-Sugaring Season 


ayrıca bir sürü single..

web sayfası

.:Vangelis-1996-Oceanic:.



01.Bon Voyage
02.Sirens Whispering
03.Dreams Of Surf
04.Spanish Harbour
05.Islands Of The Orient
06.Fields Of Coral
07.Aquatic Dance
08.Memories Of Blue
09.Song Of The Seas



albüm bilgisi

Van Gelis, asıl adıyla Evangelos Odysseas Papathanassiou 29 Mart 1943'te Yunanistan'ın Volos kentinde dünyaya geldi. 4 yaşında beste yapmaya başladı ve büyük ölçüde kendi kendini yetiştirdi. Geleneksel piyano derslerini almayı reddetti ve kariyeri boyunca nota yazma ve okuma konusunda kapsamlı bilgisi olmadı. Atina Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim okudu.

bu albüm bence parça parça dinlenecek bir albüm değil, bir bütünlük var içinde yani baştan sona dinlemeniz gerekiyor araya hiçbirşey sokmadan-bisikletle dolaşırken ya da bir kitabın içerisine sokmaya çalışırken kendinizi, daha iyisini bulamazsınız.İnsanı gerçekten okyanusun derinliklerinde yeni yaşamlar vaat eden güzelliklere götürüyor,
belkide hayat sudan başladığı için..

diğer albümleri


web sitesi
(o kadar çok albümü varki resmi sitesi bile 2000 yılından beri yapım aşamasında:)


not: bu albümle ilgili duygularını çok güzel
bir şekilde dile getiren Titus dostumuzun
yazısını mutlaka okuyun...

.:Bobby McFerrin and Chick Corea-1992-Play:.




1-Spain
2-Even from me
3-Autumn Leaves
4-Blues Connotation
5-Round Midnight
6-Blue Bossa


albüm bilgisi

Müthiş ikiliden konser performansı. Açıkçası her dinleyişimde dünyaya bakış açımda değişmenin olduğu bir konser CD'si.

Dünya güzel, yaşam güzel, müzik hepsinden güzel, bunlar kesin manyakkkkkk ve dünya bunlarla daha yaşanılır bir hal alıyor, akıllara zarar bir şey, aman dinlemeyin!!!:))))))))))))))

web sayfaları:

Bobby McFerrin

Chick Corea

15 Ağustos 2009 Cumartesi

:.Rick Wright-1996-Broken China:.



01. Breaking Water
02. Night of a Thousand Furry Toys
03. Hidden Fear
04. Runaway
05. Unfair Ground
06. Satellite
07. Woman of Custom
08. Interlude
09. Black Cloud
10. Far from the Harbour Wall
11. Drowning
12. Reaching for the Rail
13. Blue room in Venice
14. Sweet July
15. Along the Shoreline
16. Breakthrough



albüm bilgisi

28 haziran 1943- 15 eylül 2008 yılları arasında yaşamış İngiliz bestecidir. Pink Floyd' un bence dünyada bir numara olmayı hak etmiş gurubun temel taşlarından biridir.

Pink Floyd gurubundayken gurubun klavyecisi olarak bilinse de bir çok ensrtuman çalabilen gerçekten çok büyük bir bestecidir.

Bu gurubun önemli parçalarının mimarlarındandır. Pink Floyd denildiği zaman aklıma ilk gelen isimlerden bir tanesi de huysuzluğuyla kabul ettiğim Roger Waters' tur. Ne yazık ki gurubun son zamanlarında Roger sadece kendi bestelerini kullanmak gibi bir bencillik yaptığından Rick Wright guruptan ayrılmıştır.

Hemen her Pink Floyd albümünde yer alan Rick sadece The Final Cut' ta yer almamıştır.

Keşke alabilseydi diyenlerdenim. Çok daha farklı soundlar oluşacaktı.

Geçen yıl kanser nedeniyle aramızdan ayrılan bu müzisyenin solo albümü bu.

Pink Floyd havasını kuşkusuz yakalayacaksınız. Çünkü Pink Floyd' un o kendine özgü soundunda yaratıcılardan bir tanesidir.

Solo Albümler
-Wet Dream (1978)
-Broken China (1996)

Zee
-Identity (1984)

David Gilmour
-On An Island (2006)

Syd Barrett
-The Madcap Laughs (1970)
-Barrett (1970)

14 Ağustos 2009 Cuma

.:Kronos Quartet-Pieces of Africa:.




1.Mai Nozipo - Dumisani Maraire
2.Saade - Hassan Hakmoun
3.Tilliboyo - Foday Musa Suso
4.Ekitundu Ekisooka-Justinian Tamusuza
5.Escalay - Hamza el Din
6.Wawshishijay - Obo Addy
7.White Man Sleeps, Mvt. I -Kevin Volans
8.White Man Sleeps, Mvt. II-Kevin Volans
9.White Man Sleeps, Mvt. III -Kevin Volans
10.White Man Sleeps, Mvt. IV-Kevin Volans
11.White Man Sleeps, Mvt. V-Kevin Volans
12.Kutambarara - Dumisani Maraire



albüm bilgisi

Öyle bir gurup ki nasıl anlatılabilir açıkcası bilemiyorum. Etnik müzikle ilgili her taşın altından onları bulabilirsiniz mesela.En büyük ilgiyi gerçekten çok güzel bir film olan requiem for a dream film müziğiyle yapmış olsalar da gerçekten , müziğe her anlamda hakim sağlam müzisyenlerdir diyeyim herşeyden önce.

Sadece bir albümüyle beni hayal kırıklığına uğratmışlardır. Hayal kırıklığı da demeyeyim, gülme krizine sokmuşlardır onun adını da vermeyeceğim. Gerçekten bir albüm dinlenirken böylesine gülünebilinir mi hiç düşünmezken o albümle gülme krizine yakalanmıştım.

Bu da gerçekten etnik müziği diğer müziklerle harmanlarken nelere dikkat edilmesi gerekiyor, o halka ait müziğin özelliklerinin batı müziği formu içinde sırıtmamasını sağlamak için o halka ait müziğin özelliklerinin bilinmesi gerçeğini bir kez daha ortaya koyuyordu.

Ancak özetleyecek olursak genelde iyi müzik yapan ve güzel müzik yaptığı zamanda tavan yaptıran bir yaylı çalgılar dörtlüsüdür.

Sesine her zaman garip bir duyguyla yaklaştığım kirli sesli müzisyen Tom Waits ve Kronos Quartet' in 21-9-2003 yılında Avery Fisher Hall, Lincoln Center New York ta verdiği konser CD' sini de bulacaksınız.

Tom Waits o her zamanki kirli sesiyle bence harikalar yaratıyor. Tabi kii Kronos Quartet te...

Ayrıca
The Cusp of Magic adlı albümünde linkine ulaşabilirsiniz.

Gurupla ilgili bilgiye
web adresinden
ulaşabilirsiniz, Çok fazla albümü var:)

.:Jethro Tull-1970-Nothing Is Easy:.






1970 konser kaydı


1. My Sunday Feeling
2. My God
3. With You There To Help Me
4. To Cry You A Song
5. Bourée
6. Dharma For One
7. Nothing Is Easy
8) Medley: We Used To Know-For A Thousand Mothers


albüm bilgisi
Rock tarihinin efsanevi gurubu....
Sanırım Jethro Tull denildiğinde ilk akla gelen isimlerden bir tanesi, halen müzik yaşantısına inanılmaz bir enerjiyle ve ödün vermeden devam eden Ian Anderson'dır.
1968 yılında iki blues kökenli İngiliz gurubu John Evan Band ve Mc Gregor's Engine' in birleşmesiyle oluşmuştur.
İngiliz kökenli olup genel anlamda progresif rock denilen müzik türünün öncülerinden bir tanesidir.
Açıkcası gelmiş geçmiş en renkli ve sağlam guruplardan bir tanesidir. Müzik tarihinin fenomenleri arasındadır. 1968 yılından beri sahnede olabilmek kolay bir şey değil aslına bakarsanız. Bunda gurubun sağlam müzik kariyerinin dışında felsefik bir bakış açılarının olmasını da ekleyebiliriz.
Yaptıkları müzik hard rock türünü de içine alıp blues kökenli halk şarkılarını da içermektedir.
Gurubun ismi 1700 li yılların başında yaşamış bir çiftçiden alınmadır.Bu çiftçi hukuk öğrenimi görmüştür. Ancak ilerleyen zaman içersinde sağlığı bozulunca babasının çiftliğine geri döner. Çiftliğe geri döndüğünde kullanılan malzemelerin ve hemen hemen tarıma ait herşeyin son derece anlamsız olduğunu fark eder.
Hukuk eğitimi almış olmasına rağmen o dönemde çiftçilerin yaşadıkları sıkıntılardan kurtulabilmesi için diğer ülkelerdeki çiftçilerin ne yaptığını araştırmaya karar verir. Fransa ve İtalya da bir çok incelemeler yapar.
Edindiği bilgilerle kendi çiftliğine geldiğinde bunları uygular ve verimi iki katına çıkartır.
Yaptığı şey çok basittir bugün için.
Dört kamalı bir pulluk icat etmiştir.
1733 yılında ise atla çekilen bir sondaj makinası oluşturur.
Ve bütün bunlar İngiltere de bir tarım devrimine yol açar.
İşte gurup Jethro Tull adındaki bu çiftçiye duydukları hayranlıkla guruplarına da onun adını verirler.
Ülkemize de gelerek sayısız konser veren bu gurubun canlı performansları özellikle flütçüleri ve bir yerde showmenleri sayılan Ian Anderson' la herkesi büyüleyen bir yapıya sahiptir.

gurubun elemanları şunlardır
Ian Anderson; Flute, Guitar, Bouzouki, Mandolin, Harmonica, Vocal
Martin Barre;Electric and Acoustic Guitar, Flute
David Goodier;Bass guitar and double bass
John O'Hara;Orchestral conductor, piano, keyboards and accordion
Doane Perry;Drums and Percussion

diğer albümleri


-This Was (1968)
-Stand Up (1969)
-Benefit (1970)
-Aqualung (1971)
-Thick as a Brick (1972)
-A Passion Play (1973)
-War Child (1974)
-Minstrel in the Gallery (1975)
-Too Young to Die! (1976)
-Songs from the Wood (1977)
-Heavy Horses (1978)
-Stormwatch (1979)
-A (1980)
-Broadsword and the Beast (1982)
-Under Wraps (1984)
-A Classic Case (1985) (cover)
-Crest of a Knave (1987)
-Rock Island (1989)
-Catfish Rising (1991)
-Roots to Branches (1995)
-J. Tull Dot Com (1999)
-The Jethro Tull Christmas Album (2003)

.:Clapton-Chronicles-1999-The Best of Eric Clapton:.




1- Blue Eyes Blue
2- Change The World
3- My Father's Eyes
4- Tears in Heaven
5- Layla ( unplugged )
6- Pretending
7- Bad Love
8- Before You Accuse
9- It's In The Way That You Use
10- Forever Man
11- Running on Faith
12- She's Waiting
13- River of Tears
14- Get Lost
15- Wonderful Tonight

albüm bilgisi

Eric Clapton, 1945 yılında, Patricia Molly Clapton ve Edward Walter Fryer'ın evlilik dışı çocuğu olarak dünyaya geldi. 9 yaşına kadar büyükanne ve babasını kendi anne ve babası, annesi Patricia'yı ise ablası olarak bildi.

1964 yılında, The Yardbirds adlı blues-rock grubunda çalmaya başladı, fakat 1965'in Mart ayında bu grubun pop müziğe kaydığını düşünerek gruptan ayrıldı.

Aynı yıl John Mayall & Bluesbreakers grubuna katılarak kendini bir blues gitaristi olarak kanıtladı. Hayranları, bu grupla çaldığı dönemde ona "God" (Tanrı) lakabını taktılar ve duvarlara "Clapton is God." sloganları yazılmaya başladı.

1966 yılının ortalarında Clapton yanına Jack Bruce ve Ginger Baker'ı (bateri) da alarak Cream adlı grubu kurdu, bu grupla yaptıkları 3 albümün ardından grup 1968 yılında dağıldı. Yapımcıları 1969 yılında "Goodbye" adlı, konser kayıtlarından oluşan albümü piyasaya sürdü.

1969'da Blind Faith ile çıkardığı, grubun adını taşıyan bir albümden sonra, Derek and the Dominos adlı grup içerisinde Bobby Whitlock (vokal ve klavye), Jim Gordon (bateri), Carl Radle (bas) ile çalmaya başladı. Grupla çıkardığı Layla and Other Assorted Love Songs albümündeki Layla, en çok bilinen şarkılarından oldu. Clapton bu şarkıyı, Pattie Boyd-Harrison için yazmış ve Leyla ile Mecnun hikâyesinden esinlenmiştir.

George Harrison'ın eşi olan Pattie ile yaşadığı ilişki ve ayrılık sonucu eroine başladı. Müzik kariyerine 2 yıllık bir ara verdi. Eroinle mücadelesi sırasında çektiği sıkıntılar sonucu Eric Clapton, bağımlılara yardım için madde ve alkol bağımlılığı rehabilitasyon merkezi kurdu.
...

Rock müziğini de çok sevmeme rağmen eğer blues olmasaydı nasıl bir seyir izlerdi ben de merak ediyorum. Gerçekten rock müziğinde bir şeyler yapmaya çalışanlar başta blues olmak üzere country müziğiyle de haşır neşirlerse ortaya daha farklı şeyler çıkabiliyor.

Eric Clapton'u bence büyük yapan blues'daki hakimiyetidir. Kesinlikle doğaçlamayı da beraberinde getiren bu müzik türü diğer müzik türlerinin gelişmesinde en önemli yeri tutar. Çok zeki bu adam da , işte bu sebeple de müzik dünyasında farklı bir yer edinmiştir diye düşünenlerdenim.

En az onun kadar sevdiğim bir adam daha var, Gary Moore...

Ya bunlar müzikte olmazsa olmazlardandır.


çok fazla albüm olduğu için yukarıdaki linkten
bakabilirsiniz.

.:Silje Nergaard-2001At First Light:.




1. There's Always a First Time
2. Be Still My Heart
3. Let There Be Love
4. So Sorry for Your Love
5. Now & Then
6. Two Sleepy People
7. Keep on Backing Losers
8. Blame It on the Sun
9. At First Light
10. There's Trouble Brewing
11. Japanese Blue
12. Lullaby to Erle


albüm hakkında

1966, Steinkjer-Norveç doğumlu .Silje Nergaard uzun zamandır aktif olarak müzik kariyerine devam eden bir Jazz vokalisti. İlk albümlerinde daha çok pop etkili bir müzik yapan Nergaard, daha sonra Jazz tarzına geçti ve önemli başarılar elde etti.

1999'un Aralık ayında Amerika'da yapılan beste yarışmasında I Don't Want To See You Cry ile prestijli bir mansiyon alarak kariyerinde önemli aşama yapmış ve Universal ile anlaşma imzalayarak Mayıs 2000'de Port Of Call'ı caz camiasına tanıtmıştır. Albüm Norveç'te bulduğu yankıyı dünyanın diğer üklelerinde de çabucak yakalamıştır.

Nergaard on altı yaşında Norveç'in Uluslararası Molde Caz Festivali'nde Jaco Pastorius'un grubuyla bir jam session'a çıkarak müzik yaşamına ilk adımını atar. Övgüler ta Pat Metheny'nin kulağına gider, gitarist Silje'yi yapımcı Richard Niles'a önerir. Niles da kendisini çok geçmeden plak şirketi Lifetime'a dahil eder.

At First Light albümü hakkında Silje şunları söylüyor: "Şimdiye kadar yaptığım, bestelerimin de karakterini oluşturan pop ağırlıklı cazı sürdürmek istemedim. Köklerime dönmek istedim, zaten caz şarkıcısı olarak başlamıştım." Silje cazın dünyasında bulduğu canlılığı ve doğallığı kendi optimizmiyle birleştiriyor. Halinden memnun, bir yandan da cazı yeni bir kendini kanıtlama ve geliştirme alanı olarak görüyor.

Özellikle iki parça bana göre süper.

Lullaby to Erle, bu parçayı her seferinde bir kaç kez dinlerim. Çalgıların kurgulanışı tonalitesi, nüansları herşeyiyle sesle bütünleşen olaganüstü parça.

Japanese Blue, bu parçanın girişine hayranım. Dinlerken burada sesi kaldırırım kendi kafamda tabii. Sesin ötesinde çalgıların sesine kulak verdiğiniz zaman büyüleniyorsunuz. Çok çocuk tonunda kalıyor burada sevgili Silje...Bazı parçalar enstrumantal olmalı diyesim geliyor. Ama sonunda sesi parçayı yakalıyor.

Sahi yaaa, bir kadın bu çocuk sesi hala nasıl koruyabilir? İncelenmesi gereken bir şey bu tıb açısından


diğer albümleri

1990-Tell Me Where You're Going
1991-Silje
1995-Cow On The Highway
1995-Brevet
1996-Hjemmefra-From Home
2000-Port of Call
2001-At First Light
2003-Nightwatch
2007-Darkness Out Of Blue


11 Ağustos 2009 Salı

.:Eva Cassidy- 2000-Time After Time:.



1.Kathy's Song
2.Ain't No Sunshine
3.The Letter
4.At Last
5.Time After Time
6.Penny To My Name
7.I Wandered By A Brookside
8.I Wish I Was A Single Girl Again
9.Easy Street dream
10.Anniversary Song
11.Woodstock
12.Way Beyond The Blue



albüm bilgisi

Bana göre gelmiş en iyi vokallerden bir tanesiydi. Ne yazık ki bu olağanüstü sanatçıyı 1996 yılında kanserden kaybettik.

Bazı şarkılarında gözyaşlarıma hakim olmadığım seslerden bir tanesidir.

Jazz' dan blues' a, rock' a, folk' a ve hatta pop' a kadar her türde şarkı söylemiştir. Yerini Katie Melua' ya bırakmıştır. Beraber yaptıkları düetlerde çok güzeldir. Seç deseler Eva' yı seçeceğimi biliyorum....

diğer albümleri

-1992-The Other Side
-1996-Live at Blues Alley
-1997-Eva by Heart
-1998-Songbird
-2000-Time After Time
-2000-No Boundaries
-2002-Method Actor
-2002-Imagine
-2003-American Tune
-2004-Wonderful World
-2008-Somewhere

web adresi

ve bu da Eva Cassidy' in farklı çalışmalarını bulacağınız farklı bir
web sitesi. Çok güzel:)


ku ba ba..

Mitolojide, ay Kibele'nin simgesidir, zira o, aynı zamanda, aytanrıçasıdır da... ... Anadolu uygarlıkları içinde en dikkat çekici özelliklere sahip olan Kibele, aynı zamanda "Kubile", " Agdistis" "Artemis" ,"Vuruşemu", "Hepat" ve Frigler'de KUBABA olarak bilinir. ... O dönemde toplumda kadın erkeğe eşdeğer konumdaydı ve " Kybele" ismi de bu inancı simgelemektedir. ... Bu blog ise kadına ve müziğe yani, hayatı besleyen iki kaynağa adanmıştır..